Vakit
Ali İhsan Karahasanoğlu
8 Şubat 2010
Cevapsız sorular!
Zaman zaman aklıma takılan, cevapsız sorular var.
Şöyle bir derleme yapayım dedim..
Aktüel bir soru ile başlayalım: “TEKEL işçilerine destek veren Doğan Medya Grubu yazarları, kendi gruplarından atılan yüzlerce işçiye de destek verirler mi?”
Gerçekten merak ediyorum ben bu sorunun cevabını..
Eğer “destek veririz tabiî” derlerse, kendilerini Bakırköy İş Mahkemesi’nde, hemen her gün devam eden dava duruşmalarına davet ediyorum. Bu konudaki yazılarını da bekliyorum..
Bir başka soru: “Başörtü yasağı konusunda, ‘Biz başörtüye karşı değiliz,başörtünün siyasi sembol halinde kullanılmasına karşıyız’ deyip, arkasından ‘Buyurun siyasi sembol hangisi ise gösterin.. Üniversiteli kızlar da onu takmasınlar. Başörtüyü, gösterdiğiniz siyasi sembol dışında bir şekilde takıp okumaya devam etsinler’ dediğimizde, ortalıktan toz olanlar, böylece gözümüzün içine baka baka yalan söyleyenler, acaba bizi aptal mı sanıyorlar, yoksa kendileri mi bu konuyu kavrayamayacak kadar aptallar?”
Bu soruyu, çok değişik çevrelerdeki insanlara soruyorum. İnsan zekası ile adeta dalga geçen bu tavırlarının arka planını gerçekten merak ediyorum.
Cevaplandıracak biri çıkarsa da, çok sevinirim.
Bir başka soru: “Ergenekon davası kapsamında suikast hazırlığı içinde yakalananlar, evlerinde silah, kroki, patlayıcı maddeler bulunan muvazzaf veya emekli subaylar, ‘Bunlar eğitim çalışması’ diye savunma geliştirirken, mahkemenin böyle bir yalana gerçekten inanacağını mı sanıyorlar, yoksa söyleyecek bir şey bulamadıkları için, mecburen mi böyle ifade veriyorlar?”
Bir başka soru: “Balyoz planı çerçevesinde ‘Camiye bomba’ planını iftira olarak gören, ‘Böyle şey olur mu’ diye sitem edenler, ‘Koç Müzesi’ndeki denizaltıda patlatılacak bomba ile birlikte, yüzlerce çocuğun denize gömülmesi planı’ hakkında niçin tek kelime etmiyorlar. Denizaltıda patlatılacak bomba ile ilgili somut deliller hakkında niçin izah edici açıklama yapmıyorlar?”
Bir soru da, Danıştay cinayeti ile ilgili: “Danıştay katili Alparslan Arslan’ın, ‘Vakit gazetesinin kupürünü yanıma aldım. Kupürü yanıma almamın sebebi, hangi hakimlerin başörtü aleyhine karar verdiğini teşhis etmek içindi’ ifadesine gerçekten inanmış mıydınız? Gazetede yayınlanan fotoğrafların, o hakimlerin yıllar önce çektirdikleri fotoğraflar olduğu gerçeği, sizde hiç şüpheye sebeb olmamış mıydı?”
Bir soru da, baldırı çıplak kadınlar arasında, dinî konularla ilgili makaleler yazan ilahiyatçılara: “Siz mi, köşe sahibi olduğunuz medya organlarının İslâmî ilkelere taban tabana zıt yayınlarına aykırı yazılar kaleme alarak, çıplak kadın fotoğraflarını basan patronlarınızı kullanmış oluyorsunuz? Yoksa çıplak kadın fotoğrafları üzerinden para kazanan patronlarınız mı, iki sütunluk köşeyi vererek sizi kullanmış oluyor? Siz mi patronlarınızın günahlarını meşrulaştırıyorsunuz, yoksa patronlarınız mı size dini anlatma imkânı veriyorlar?”
Bir soru da, dindar Kürt vatandaşlarımıza: “Gösterilerinizde Apo fotoğrafları taşıyarak, ateizme destek mi vermiş oluyorsunuz? Yoksa İslâm’ın da öngördüğü temel hakları kazanabilmek için, Apo’yu kullanmış mı oluyorsunuz?”
YARSAV’cılara da bir soru yöneltelim: “Hakim alımında imtihanı tamamen objektif hale getirmek için, sözlü sınavı bile kaldırtmaya kalkışıyorsunuz da, Yargıtay’a üye seçimini niye objektif şartlara kavuşturmak için bir girişimde bulunmuyorsunuz?”
Yargıtay Başsavcısı’na bir soru: “Bulunduğunuz makamda, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun yapısından aldığınız cesaretle, tam bir ‘istediğimi yaparım’ görüntüsü veriyorsunuz.. Birinci Başkanlık Kurulu’nun üye yapısı değiştiğinde, ‘CHP ve İP’i koruyan, AKParti’yi baskı altına alan kararlar’ sorgulandığında, kendinizi haklı gösterecek ne gibi savunmalarınız var?”
Anayasa Mahkemesi’nin bazı üyeleri için de bir soru: “Anayasa değişikliklerinin esas açısından incelenmesi konusunda yetkiniz olmadığını bile bile, başörtü konusundaki kararı aldınız.Açık bir görev suçu işlediniz. Bu sebeble yargılandığınız takdirde, nasıl bir savunma yapmayı düşünüyorsunuz?”
Son soru, önceki Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer’e: “Cumhurbaşkanlığınız döneminde, Allah inancı olan herhangi bir kişiyi, herhangi bir makama getirdiğiniz hiç oldu mu?Atadıklarınızın; hep yasakçı kafaya sahip olması, tesadüf sonucu mu?
yorum ekle